makale

Rastlantı

18198536_10154759598443335_7922404107353832182_n
Written by Gül Anasal

“Rastlantı”
Ben bir kitabı altı çizilecek yerlerinin az ya da çok olmasıyla değerlendiririm. Özellikle de bu kitap bir roman ise ve altı çizilecek noktaları daha çok veriyorsa benim için okunmaya değer bir kitaptır.
Şener Aksu edebiyatı bir bilgilenme biçimi ve en temel insan gereksinimlerinden birisi olarak görüyor. Bu doğrultuda Şener Aksu’nun hayatı için dolu dolu edebiyat diyebiliriz. Şener Aksu’nun yirmi’nin üzerinde yayınlanmış; şiir, şiir estetiği, tarih, felsefe, tiyatro oyunları, sahne denemesi, roman ve öykü kitapları var. Ayrıca editörlüğü ile katkıda bulunduğu pek çok sayıda kitap yayımlanmıştır.
Şener Aksu için tarihçi, felsefeci, öğretim üyesi, şair, yazar, araştırmacı diyebiliriz ama hepsinden önce kendisine bugünün dervişi demek daha doğru olur. Derviş özelliğini yazdığı iki romanında da vurgulamaktadır. Özellikle son romanı Rastlantı’dan bahsetmek gerekirse roman denizaltı’nda başlıyor, kara yolu ve deniz yolu ile devam ederken hava yolunda ve bir bilinmezle bitiyor. Yazarın ilk romanının da bir bilinmezle bitmesi, okuyucuda merak uyandırması, yazarın diğer yapıtlarının da bu yolda yani merak uyandırma hevesiyle karşı karşıya bırakıyor. Yazarın derviş özelliğinin önde olduğunu vurgulamıştım ve bunu düşünürsek ana karakter yurtdışı ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde dolaşarak yazarın dervişliğini kanıtlamış oluyor. Yazar ana ve yan karakterde kendisini biraz da olsa hissettirmiş. Ayrıca yazar bu romanında kendi dilini kurmuş. “Rastlantı” öncelikle fantastik bir roman ama içeriğinde felsefe, mitoloji ve psikoloji de barındırmakta. Hepsinden azar azar ve okuyucuyu yormayacak şekilde anlatılmış. Okuyucuyu yormama konusundaki bir güzel özellikte kitabın “Düğüm” adını verdiği dört ana bölümden oluşması ve bu bölümlerin de kendi içlerinde ayrı ayrı kısa anlatıları olmasıdır. Mitolojik bölümler ilgi çekici ve sürükleyici. Şener Aksu’nun “herkes şiir yazabilir” dediği gibi bence herkes roman da yazabilir. En azından kendi hayatını ister roman olarak ister anı olarak yazmayı bir kez de olsa deneyebilir. Gelelim Rastlantı da ki mitolojik bölüme, onu herkes yazamaz işte. O kadar akıcı ve sürükleyici bir dille anlatım kolay değildir. Birde mitolojik bölüme ilk başladığınızda neler oluyor dedirtecek kadar merak uyandırıyor.
Romanın akışıyla da ilgili biraz bilgi vermem gerekirse, ana karakter İlker “Triesta” adlı denizaltı ile hocaları eşliğinde, Botnia Körfezinde canlı nüfusunu belirlemek ve olası bir petrol kuyusunun bu canlılar üzerindeki etkisi hakkında araştırma yapmak için denize açılıyor. Ayrıca bu konu İlker’in su ürünleri hakkında yaptığı tez’in konusu. İlker bu kadar uğraşının arasında bir yandan da kendisini sorguluyor, neden Türkiye’ de değil de İsveç’te okuduğuyla ilgili ve bunun gibi pek çok sorgulama.. Bu sorgulamaların cevabını ben vermek istemiyorum sizlere ve daha fazla bir şeyler yazmak istemiyorum çünkü kitap okunmaya değecek kadar güzel. Belki de sizlere roman okurken pek çok konuda kendi içinizdeki sorgulamayı dışa çıkartacak kadar güzel.
Kitabın kapak resmi de içindeki birçok gizi ortaya çıkartacak şekilde ve yazar Şener Aksu tarafından çizilmiş. Ayrıca bu okuyacağınız roman seri olma yolunda. Yani yakın zamanda ikincisiyle de rastlaşabilirsiniz. Rastlantı’yla sizlere de iyi okumalar diliyorum. Gül Anasal

About the author

Gül Anasal

Gül, 1966 yılında İzmit’te doğdu. Edebiyat, fotoğraf ve resim ile ilgilenen Gül’ün iki kitabı yayımlandı:

gül zamanlarda ( şiir )
kocaeli edebiyatçıları derlenimi ( araştırma )

Leave a Comment